Ayasofya’nın Tarihi ve Mimari Yapısı

Erhan Kaya • February 7, 2022

Dünya mimarlık tarihinin en büyük ve en etkili eserlerinden birisidir Ayasofya. Binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. Mimarisi, efsaneleri, taşıdığı anlam ve işlevselliği ile oldukça önemli bir yapıdır.

Ayasofya’nın Tarihçesi

Ayasofya; İmparator Justinianos tarafından, döneminin en iyi mimarları olan İsidoros ile Anthemios’a yaptırılmıştır. 532 yılında inşasına başlanan yapı 5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır. 5 yıl bu büyüklükteki bir yapı için oldukça kısa bir süredir. 537 yılında yapımı tamamlanan kilise, büyük bir törenle ibadete açılmıştır.

Ayasofya Kilisesi, Doğu Roma İmparatorluğu’nun İstanbul’da yapmış olduğu en büyük kilisedir. İlk ismi Megale Ekklesia (Büyük Kilise)’dır. 5. yüzyıldan itibaren kutsal bilgelik anlamına gelen “Ayasofya” ismini almıştır. Doğu Roma İmparatorluğu boyunca Ayasofya hükümdarların taç giydiği, başkentin en büyük kilisesi olarak katedral görevi görmüştür.

Ayasofya, birçok kez tahribata ve yıkıma uğradı. IV. Haçlı Seferi sırasında gördüğü hasar yapının tarihinde gördüğü en büyük hasardır. 1204 yılında şehri ele geçiren şövalyeler, Ayasofya’da bulunan pek çok kutsal eşyayı yağmaladı. 1344 yılında şehirde yaşanan deprem, Ayasofya’da büyük bir yıkıma ve bir süre ibadete kapanmasına yol açtı. Halktan toplanan özel vergilerle ve bağışlarla 1354 senesinde tamir edilerek tekrar ibadete açıldı.

İstanbul’un Fethi ve Ayasofya

1453 yılında Osmanlı Devleti padişahı II. Mehmet şehri fethettiğinde tam 916 yıl boyunca kilise olarak kullanılan bu mabed şehrin fethinin sembolü olarak camiye çevrildi. İstanbul’u fethettikten sonra Fatih ünvanı alan Sultan Mehmet, kendisine ganimet payı olarak sadece Ayasofya’nın mülkiyetini aldı. Ayasofya’nın kuzeyine, Fatih Dönemi’nde bir medrese yaptırılmıştır.

Bir diğer Osmanlı padişahı olan Sultan I. Mahmut ise Ayasofya’ya bir çok ekleme yaptırdı. Mimari güzellikleri eşsiz olan şadırvan, sıbyan mektebi, aşhane-imaret, kütüphane, Hünkâr Mahfili ve mihrap inşa ettirdi. Böylece Ayasofya bir külliyeye dönüştü.


Eklemeler ile Yapı Zenginleştiriliyor

Yapıldığı ilk günden itibaren çeşitli depremlerden zarar gören yapıya, hem Doğu Roma, hem de Osmanlı Döneminde destekleyici eklemeler yapıldı.

Ayasofya’da en kapsamlı tamir çalışmaları Abdülmecid Dönemi’nde (1839-1861) Fossati tarafından yapılmıştır. Bu onarım çalışmaları kapsamında, mihrabın kuzeyinde bulunan Hünkâr Mahfili kaldırılmış, yerine mihrabın solunda, sütunlar üzerinde yükselen, etrafı ahşap yaldızlı korkuluklarla çevrili Hünkâr Mahfili yapılmıştır.

Abdülaziz Dönemi’nde yapılan çevre düzenlemeleri kapsamında Ayasofya etrafındaki medrese yılları arasında yıktırılmıştır (1869-1870) ve 1873-1874 yılları arasında yeniden yaptırılmıştır. 1936 yılında yıkılmış olan medresenin kalıntıları 1982 yılında yapılan kazılarla ortaya çıkarılmıştır.

The inside of a building with a dome and stairs.

İç Mekan Düzenlemeleri

Hattat Kadıasker Mustafa İzzet Efendi tarafından 7.5 metre çapındaki 8 adet hat levhası ana mekânın duvarlarına asılmıştır. “Allah, Hz. Muhammed, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin” yazılı bu levhalar tarihin en büyük hat levhaları olarak bilinmektedir. Aynı hat ustası merkezdeki kubbenin ortasına Nur Suresi’nin 35. ayetini yazmıştır.

1932 senesinde restorasyon çalışmaları için ibadete kapatılan Ayasofya’da, Türk hükûmetinin izniyle ABD’li bir grup bilim insanı tarafından çalışmalar yapıldı. Fatih Sultan Mehmet tarafından üzeri sıvayla kapatılan mozaikler tekrar ortaya çıkarıldı. O sıralarda Bakanlar Kurulu kararı ile yapı, müzeye çevrildi ve 1 Şubat 1935’de müze olarak ziyaretçilere açıldı.


A mosaic of a woman holding a baby jesus in a church.

Mimari Özellikleri

Ayasofya’nın ölçüleri 100×70 m’dir ve yaklaşık 7500 m²’lik bir iç alana sahiptir. İki katlı bir yapısı vardır. 40 tanesi alt katta 67 tanesi üst kattaki galeri kısmında olmak üzere içinde toplam 107 adet sütun vardır. Sütunların en uzunları yaklaşık 20 metredir. Sütunların yarıçapı 1,5 metre ve tahmini ağırlığı 70 tondur. Yapıda kullanılan sütunların çoğu, binadan daha eskidir. Bunun nedeni, kullanılan sütunların Anadolu’daki çeşitli yerlerindeki farklı mabetlerden getirtilmiş olmasıdır.

Bizans döneminde yıkılan kubbe yeniden tamir edilmiştir. Bu sebeple kubbe tam yuvarlak değil, elips şekline daha yakındır ve iki farklı yarıçapı vardır. Kubbe çapı 30.80 ile 32.6 metredir. Kubbe yüksekliği ise 55.60 metredir.

A church with a very ornate ceiling and pillars

Yapının görkemli kapıları meşe ağacından yapılmadır ve Bizans döneminin izlerini hala taşımaktadır. Tunç kapı ise Tarsus’daki Hellenistik bir tapınaktan bu yapıya özel olarak getirtilmiştir ve Ayasofya’nın en görkemli kapısıdır. Batı bölümünde dokuz farklı kapı ile mekânın asıl girişine girilmektedir. Ortada yer alan üç kapı imparatorun girişine ayrılmış olduğu için bu kapılara “2 İmparator Kapısı” adı verilmiştir.

Yerden 55.6 metre yüksekliğinde olan tuğladan yapılmış kubbe 40 kaburga ve 40 devasa pencereden oluşmaktadır. Duvarları kaplayan renkli mermerler Tesalya, Mısır, Euboia gibi yerlerden getirilmiştir. Beyaz mermerler ise Marmara Adası’nın ünlü mermerleridir.

Ayasofya’nın iç bölümünün altın mozaikli duvar resimleriyle bezeli olduğu söylenmektedir. Ancak bu mozaiklerin resim düşmanlığı akımı sırasında ortadan kaldırıldığı düşünülüyor. Bu akımın sona ermesiyle 9. Yüzyılın sonlarına doğru mozaikler yeniden yapılmaya başlanmıştır. Bu mozaiklerin üstü Osmanlı Dönemi’nde sıvayla kapatılmıştır.

Ayasofya’daki figürlü mozaikler şunlardır:

Vestibülden iç narthexe geçilen kapının üstünde, ortada kucağında çocuk İsa’yı tutan Meryem tahtta oturur biçimde betimlenmiştir. Meryem’in sağında kendisine kentin bir modelini sunan İmparator Constantinus, solunda Ayasofya’nın modelini sunan İmparator İustinianos görülmektedir.

Looking up at the dome of a church with stained glass windows

İç narthexin çapraz tonoslu tavanı İutinianos dönemi (527-565) mozaikleriyle süslüdür. Bunlar Ayasofya’nın özgün mozaikleri oldukları için önemli ve değerlidirler.

İmparator Kapısı üzerinde, süslü bir tahtta oturan İsa, sağ eliyle kutsama durumunda betimlenmiştir. Sağ elinde ise açık bir kitap vardır. İsa’nın sağındaki madalyon içinde Meryem, sol yanında Cebrail’in büstleri yer alır.

Apsiste kucağında çocuk İsa’yı tutan Meryem figürü bulunur. 9. yüzyıla ait bu mozaik, Ayasofya’da yapılmış en eski figürlü mozaiktir.

Güney galerinin doğu duvarında iki imparator ailesinin mozaikleri yer alır.


Galata Kulesi
By Erhan Kaya February 7, 2022
Galata Kulesi, İstanbul denince akla ilk gelen sembollerden birisidir. Dünyanın en güzel şehri olan İstanbul’un silüetinin ayrılmaz parçası olan Galata Kulesi’nin tarihini ve kule hakkındaki efsaneleri birlikte inceleyelim.
Kız Kulesi
By Erhan Kaya February 7, 2022
Kız Kulesi, İstanbul’un en zarif simgelerinden birisidir. Tarihi MÖ 5.yy’a kadar uzanır. Yunanlılar tarafından İstanbul Boğazı’nın Üsküdar sahiline yakın bir noktaya inşa edilmiştir. Üsküdar’da, Roma İmparatorluğu’ndan kalma tek mimari eserdir. Kız Kulesi tarihte bir çok farklı amaçla kullanılmıştır. Hakkında bir çok efsane ve hikaye bulunan Kız Kulesi’nin tarihini ve özelliklerini birlikte inceleyelim.
Pierre Loti
By Erhan Kaya February 7, 2022
Pierre Loti Tepesi, İstanbul’un Eyüp ilçesinde bulunan bir tepedir. Adını Fransız yazar Louis Marie Julien Viaud’dan alan tepe, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. 1876’da İstanbul’a yerleşen ve burada bir roman yazan, daha sonra ismini Pierre Loti olarak değiştiren Fransız yazar, bugün hala bu turistik tepe ile birlikte anılıyor. Pierre Loti Tepesi, büyülü atmosferi ve muhteşem manzarası ile hayranlık uyandıran bir yer. Eyüp’ten tepeye teleferik ile ulaşabiliyorsunuz ve çevresinde çok sayıda kafe bulunuyor.
eminönü
By Erhan Kaya February 7, 2022
Eminönü, İstanbul’un tarihi ve turistik merkezlerindendir. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bir çok tarihi merkez Eminönü’nde bulunuyor. Bu bölge tarihteki tüm medeniyetlerin ilgisini çekmiştir. ‘Eminönü’ ismi ‘gümrüğün önü’ anlamına gelmektedir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında burada Gümrük Emirliği bulunuyordu. Semtin isminin de buradan geldiği düşünülmektedir. Eminönü, İstanbul’un tarihi ve turistik merkezlerindendir. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bir çok tarihi merkez Eminönü’nde bulunuyor. Bu bölge tarihteki tüm medeniyetlerin ilgisini çekmiştir. ‘Eminönü’ ismi ‘gümrüğün önü’ anlamına gelmektedir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında burada Gümrük Emirliği bulunuyordu. Semtin isminin de buradan geldiği düşünülmektedir.
Yerebatan Sarnıcı
By Erhan Kaya February 7, 2022
Yerebatan Sarnıcı efsanelere konu olmuş bir yapıdır. İstanbul’un Tarihi Yarımada’sında bulunan Yerebatan Sarnıcı 1500 yıldır ayakta ve tüm gizemi ile dikkat çekmektedir. İstanbul’da gezilecek yerler arasından eşsiz bir yapı olan Yerebatan Sarnıcı, Bizans döneminde inşa edilmiştir. Sultanahmet’te bulunan sarnıç, şehir halkının su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmıştır. Her yıl binlerce turisti ağırlayan sarnıçta bir çok gizem bulunuyor. Medusa Başları ve Ağlayan Sütun mutlaka görmeniz gereken şeylerdendir.
balat
By Erhan Kaya February 7, 2022
Fener semtinden sonra Balat semti başlıyor. Balat İstanbul’un en çok ilgi çeken mahallelerinden biridir. Burası eski bir Yahudi mahallesidir. Önceleri burada Yahudiler yaşıyordu. Balat isminin; Rum dilinde saray anlamına gelen “palation” kelimesinden türediği düşünülmektedir. 15. yüzyılda, İspanya’daki engizisyon mahkemelerinden kaçarak İstanbul’a gelen Sefarad Yahudileri buraya yerleştiler. İstanbul’a Sultan 2. Beyazıt’ın daveti ile gelmişlerdi. Balat’ta Yahudiler, Fener’de Rumlar ve Ayvansaray’da Müslümanlar huzur içinde uzun yıllarca yaşadılar. Buradaki Yahudi topluluklar 1950’lerde başlayan İsrail göçü nedeni ile mahallelerini terkettiler. Balat’ı gezerken mutlaka görmeniz gereken yapılar var. Bu listede o mekanları bulacaksınız.
Vakıf Han
By Erhan Kaya February 7, 2022
Sirkeci’deki tek 5 yıldızlı otel olan Legacy Ottoman Otel’in binası oldukça önemli bir tarihe sahiptir. Otel; ihtişamlı görüntüsü, göyüzüne yükselen kubbeleri ve önemli lokasyonu ile gerçekten de ismi gibi ‘efsanevi’ bir yapıdır. Legacy Ottoman Otel’in binası 100 yıllık bir tarihe sahip. Osmanlı’nın son dönemlerine şahitlik yapmış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna tanık olmuştur.
Legacy Ottoman
By Erhan Kaya February 7, 2022
Legacy Ottoman Otel binası, 1911 yılında Türk Milli Mimarlık akımının baş temsilcisi Mimar Kemaleddin Bey tarafından tasarlandı. 4. Vakıf Han binası olarak inşa edilen bina, Türk resmi mimari yapılarının ilk örneğidir. Osmanlı İmparatorluğu’nun yükseliş döneminin ilk mimari eserlerindendir. 20. yüzyılın başlarında bu bölgedeki resmi ofis ihtiyacını karşılamak için inşa edilmiştir.
balat
By Erhan Kaya February 7, 2022
Balat, İstanbul’un tam merkezinde bulunan küçük bir semt. Balat turu yapmak, İstanbul’un yerli ve yabancı ziyaretçileri için en eğlenceli aktivitelerdendir. Balat bölgesini en güzel şekilde gezmek için, Cibali – Fener – Balat mahallelerini tamamıyla gezmek gerek. Bu yürüyüş rotasında kültür dolu mekanlar, fotoğraf çekebileceğiniz eğlenceli yerler keşfedeceksiniz. Bu yazımızda Cibali ve Fener bölgesini anlatacağız. Bir sonraki içeriğimizde Balat ile ilgili seyahat önerilerini bulacaksınız. Balat gezi rehberini buradan inceleyebilirsiniz.
simit
By Erhan Kaya February 7, 2022
Ülkemiz şüphesiz ki, misafirlerine birçok yemek çeşidinin deneyimlenebileceği bir ortam sunuyor. Bu durumun en büyük nedeni binlerce yıl boyunca onlarca medeniyetin bu topraklarda yaşamış olması. Medeniyetler bu topraklardan geçip giderken arkalarında kültürlerini bırakıyorlar. Bu kültürlerden bir tanesi de birbirinden güzel lezzetler. Konu Türkiye olunca bu lezzetlere herhangi bir kafede rastlayabileceğiniz gibi herhangi bir sokakta da rastlayabiliyorsunuz. Osmanlı zamanında sokak lezzetlerinin apayrı bir yeri vardı. Gün doğumuyla kurulan tezgahlar, gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürüyordu. Hizmetkarlar, halk, tüccarlar ve nice gezginler bu seyyar satıcıların sokak lezzetleriyle karınlarını doyuruyorlardı. Ve bu sokak lezzetleri günümüze kadar ulaştı! İşte Osmanlı döneminden günümüze kadar gelebilmiş ve aşina olduğumuz 6 sokak lezzeti.
More Posts
Share by: