Osmanlı’nın Son Döneminde Batı Tarzında Yapılmış 10 Eser

Erhan Kaya • February 7, 2022

Yüzyıllar boyunca birçok önemli medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul, oldukça görkemli bir tarihe sahiptir. İstanbul tarihinin önemli bir kısmını ise elbette Osmanlı Dönemi kaplar. Bu özel şehrin sahip olduğu köklü tarih, bugün bile üzerinde sayısız tarihi eser / yapı bulunmasını sağlamıştır. İstanbul’da gerek Osmanlı öncesinden gerekse Osmanlı döneminden kalma birçok eser günümüze dek ulaşmış ve restorasyon çalışmaları ile bugüne kazandırılmıştır. Biz bu yazımızda Osmanlı’nın son döneminde Avrupalılar için bir cazibe merkezi haline gelen İstanbul’da Batı tarzında yapılmış önemli yapıları ele alacağız. İşte hala ilk günkü görkemiyle yerinde duran o özel yapılar!

Dördüncü Vakıf Han (Legacy Ottoman Hotel)

A large building with a lot of windows and a blue sky in the background

Sirkeci’de bulunan Dördüncü Vakıf Han, Mimar Kemaleddin Bey tarafından 1911 yılında, çevredeki ofis bina ihtiyacını karşılama amacıyla tasarlanmıştır. Yapımına ise 1912’de başlanmış ve savaş sebebiyle ancak 1926 yılında tamamlanabilmiştir. Mimarisinde Batı esintileri taşıyan bu özel yapı, İstanbul’un fethinden itibaren Avrupa ile artan ilişkiler sebebiyle gerçek bir Avrupa kenti görünümüne kavuşan Galata bölgesindeki iş merkezlerinden yalnızca bir tanesidir. Günümüzde ise aslına uygun şekilde restore edilmiştir ve Legacy Ottoman Hotel ismiyle İstanbul’a gelen tarih severleri ağırlamaya devam etmektedir.


Botter Apartmanı

Beyoğlu’nda bulunan Botter Apartmanı, İstanbul’daki ilk Art Nouveau tarzındaki bina olarak bilinmektedir. Mimarı ise Raimondo D’Aronco’dur. Botter Apartmanı, Osmanlı’nın son dönemlerinde yapılan ve dönemin popüler mimari anlayışı olan Art Nouveau akımının ülkemizdeki en belirgin temsilcilerindendir.

Çiçek Pasajı

A group of people are sitting at tables in a restaurant.

Beyoğlu’nun önemli simgelerinden olan Çiçek Pasajı, 1876 yılında mimar Cleanthy Zanno tarafından yapılmıştır. Neo- barok tarzda inşa edilen bu yapının içerisinde Paris tarzında düzenlenmiş 24 dükkan ve üstünde de 18 lüks daire bulunmaktadır. Batı tarzında yapılmış bu görkemli yapı, bugün de ilk günkü gibi insanları etkilemeye ve dikkat çekmeye devam etmektedir.

Frej Apartmanı

Şişhane’nin gösterişli binası Frej Apartmanı da Osmanlı’nın son döneminde Batı tarzında yapılmış yapılardandır. Bu görkemli yapı 1905 yılında Selim Hanna Frej (Friege) tarafından yaptırılmıştır. Galata’nın büyük değişim geçirdiği ve İstanbul’da apartman furyasının hız kazandığı dönemde yapılan binanın mimari tarzının Art Nouveau olduğu bilinmektedir.


Mısır Apartmanı

Beyoğlu’nun en şık binalarından Mısır Apartmanı, 1910 yılında Mimar Hovsep Aznavuryan tarafından inşa edilmiştir. Bu heybetli yapının mimarisi ise Art Nouveau akımından izler taşır. Bugün hala ilk günkü etkileyiciliğini koruyan Mısır Apartmanı’nın ön cephesinde gösterişli balkonlar, loca boşlukları ve geniş pencereler bulunur.

Viora Han

Sirkeci’de bulunan tarihi yapılardan biri olan Viora Han, aynı zamanda neoklasik mimarinin seçkin örneklerindendir. 20. yüzyılın başında Mimar Raimondo D’Aronco tarafından Art Nouveau tarzında inşa edilmiştir. Günümüzde bir harabe durumunda olup restorasyona ihtiyaç duysa da halen semtin atmosferini aynı şekilde etkilemeye devam etmektedir.

Saint Antoine Apartmanı

Beyoğlu’nun önemli tarihi yapılarından olan Saint Antoıne Apartmanı, 1912 yılında Mimar Guilio Mongeri ve Edoardo de Nari tarafından inşa edilmiştir. Bu görkemli yapı, mimarisi gereği dönemin çağdaş akımlarını yansıtan apartmanların bir hayli farklıdır; bir Kuzey İtalya kentinde bulunabilecek, “plazzetto” görünümünde oldukça büyük bir apartmandır.


İstanbul Arkeoloji Müzesi

A large building with columns and a blue sky in the background

Osmanlı’nın son dönemlerinde Batı tarzında yapılmış eserlerden biri olan İstanbul Arkeoloji Müzesi, ünlü mimar Alexander Vallaury tarafından inşa edilmiştir. Yapı neoklasik mimarinin en güzel örneklerindendir ve anıtsal duruşu ile günümüzde de oldukça önemli bir yere sahiptir.

Soho House

Beyoğlu’nun görkemli yapılarından Soho House, Mimar Giacomo Leoni tarafından Osmanlı’nın son döneminde inşa edilmiştir. Binanın yapımı tamı tamına 9 sene sürmüş ve yapımı için Piemonte gül ağacından yapma kapı ve pencere çerçevelerinden Carrara mermerine kadar birçok malzeme özel olarak İtalya’dan getirilmiştir.

Suriye Pasajı

Beyoğlu Tünel’de bulunan bu tarihi han ve pasaj, 1918 yılında inşa edilmiştir. Mimarisi Batı tarzından esintiler taşır ve altı çarşı, üstü konut olmak üzere üç ayrı bina olarak yapılmış; binalar birbirine sonradan bağlanmıştır. Suriye Hanı ve Pasajı, günümüzde ilk günkü heybetiyle bulunduğu yerde zamana meydan okumaktadır.

Galata Kulesi
By Erhan Kaya February 7, 2022
Galata Kulesi, İstanbul denince akla ilk gelen sembollerden birisidir. Dünyanın en güzel şehri olan İstanbul’un silüetinin ayrılmaz parçası olan Galata Kulesi’nin tarihini ve kule hakkındaki efsaneleri birlikte inceleyelim.
Kız Kulesi
By Erhan Kaya February 7, 2022
Kız Kulesi, İstanbul’un en zarif simgelerinden birisidir. Tarihi MÖ 5.yy’a kadar uzanır. Yunanlılar tarafından İstanbul Boğazı’nın Üsküdar sahiline yakın bir noktaya inşa edilmiştir. Üsküdar’da, Roma İmparatorluğu’ndan kalma tek mimari eserdir. Kız Kulesi tarihte bir çok farklı amaçla kullanılmıştır. Hakkında bir çok efsane ve hikaye bulunan Kız Kulesi’nin tarihini ve özelliklerini birlikte inceleyelim.
Pierre Loti
By Erhan Kaya February 7, 2022
Pierre Loti Tepesi, İstanbul’un Eyüp ilçesinde bulunan bir tepedir. Adını Fransız yazar Louis Marie Julien Viaud’dan alan tepe, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. 1876’da İstanbul’a yerleşen ve burada bir roman yazan, daha sonra ismini Pierre Loti olarak değiştiren Fransız yazar, bugün hala bu turistik tepe ile birlikte anılıyor. Pierre Loti Tepesi, büyülü atmosferi ve muhteşem manzarası ile hayranlık uyandıran bir yer. Eyüp’ten tepeye teleferik ile ulaşabiliyorsunuz ve çevresinde çok sayıda kafe bulunuyor.
eminönü
By Erhan Kaya February 7, 2022
Eminönü, İstanbul’un tarihi ve turistik merkezlerindendir. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bir çok tarihi merkez Eminönü’nde bulunuyor. Bu bölge tarihteki tüm medeniyetlerin ilgisini çekmiştir. ‘Eminönü’ ismi ‘gümrüğün önü’ anlamına gelmektedir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında burada Gümrük Emirliği bulunuyordu. Semtin isminin de buradan geldiği düşünülmektedir. Eminönü, İstanbul’un tarihi ve turistik merkezlerindendir. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bir çok tarihi merkez Eminönü’nde bulunuyor. Bu bölge tarihteki tüm medeniyetlerin ilgisini çekmiştir. ‘Eminönü’ ismi ‘gümrüğün önü’ anlamına gelmektedir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında burada Gümrük Emirliği bulunuyordu. Semtin isminin de buradan geldiği düşünülmektedir.
Yerebatan Sarnıcı
By Erhan Kaya February 7, 2022
Yerebatan Sarnıcı efsanelere konu olmuş bir yapıdır. İstanbul’un Tarihi Yarımada’sında bulunan Yerebatan Sarnıcı 1500 yıldır ayakta ve tüm gizemi ile dikkat çekmektedir. İstanbul’da gezilecek yerler arasından eşsiz bir yapı olan Yerebatan Sarnıcı, Bizans döneminde inşa edilmiştir. Sultanahmet’te bulunan sarnıç, şehir halkının su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmıştır. Her yıl binlerce turisti ağırlayan sarnıçta bir çok gizem bulunuyor. Medusa Başları ve Ağlayan Sütun mutlaka görmeniz gereken şeylerdendir.
balat
By Erhan Kaya February 7, 2022
Fener semtinden sonra Balat semti başlıyor. Balat İstanbul’un en çok ilgi çeken mahallelerinden biridir. Burası eski bir Yahudi mahallesidir. Önceleri burada Yahudiler yaşıyordu. Balat isminin; Rum dilinde saray anlamına gelen “palation” kelimesinden türediği düşünülmektedir. 15. yüzyılda, İspanya’daki engizisyon mahkemelerinden kaçarak İstanbul’a gelen Sefarad Yahudileri buraya yerleştiler. İstanbul’a Sultan 2. Beyazıt’ın daveti ile gelmişlerdi. Balat’ta Yahudiler, Fener’de Rumlar ve Ayvansaray’da Müslümanlar huzur içinde uzun yıllarca yaşadılar. Buradaki Yahudi topluluklar 1950’lerde başlayan İsrail göçü nedeni ile mahallelerini terkettiler. Balat’ı gezerken mutlaka görmeniz gereken yapılar var. Bu listede o mekanları bulacaksınız.
Vakıf Han
By Erhan Kaya February 7, 2022
Sirkeci’deki tek 5 yıldızlı otel olan Legacy Ottoman Otel’in binası oldukça önemli bir tarihe sahiptir. Otel; ihtişamlı görüntüsü, göyüzüne yükselen kubbeleri ve önemli lokasyonu ile gerçekten de ismi gibi ‘efsanevi’ bir yapıdır. Legacy Ottoman Otel’in binası 100 yıllık bir tarihe sahip. Osmanlı’nın son dönemlerine şahitlik yapmış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna tanık olmuştur.
Legacy Ottoman
By Erhan Kaya February 7, 2022
Legacy Ottoman Otel binası, 1911 yılında Türk Milli Mimarlık akımının baş temsilcisi Mimar Kemaleddin Bey tarafından tasarlandı. 4. Vakıf Han binası olarak inşa edilen bina, Türk resmi mimari yapılarının ilk örneğidir. Osmanlı İmparatorluğu’nun yükseliş döneminin ilk mimari eserlerindendir. 20. yüzyılın başlarında bu bölgedeki resmi ofis ihtiyacını karşılamak için inşa edilmiştir.
balat
By Erhan Kaya February 7, 2022
Balat, İstanbul’un tam merkezinde bulunan küçük bir semt. Balat turu yapmak, İstanbul’un yerli ve yabancı ziyaretçileri için en eğlenceli aktivitelerdendir. Balat bölgesini en güzel şekilde gezmek için, Cibali – Fener – Balat mahallelerini tamamıyla gezmek gerek. Bu yürüyüş rotasında kültür dolu mekanlar, fotoğraf çekebileceğiniz eğlenceli yerler keşfedeceksiniz. Bu yazımızda Cibali ve Fener bölgesini anlatacağız. Bir sonraki içeriğimizde Balat ile ilgili seyahat önerilerini bulacaksınız. Balat gezi rehberini buradan inceleyebilirsiniz.
simit
By Erhan Kaya February 7, 2022
Ülkemiz şüphesiz ki, misafirlerine birçok yemek çeşidinin deneyimlenebileceği bir ortam sunuyor. Bu durumun en büyük nedeni binlerce yıl boyunca onlarca medeniyetin bu topraklarda yaşamış olması. Medeniyetler bu topraklardan geçip giderken arkalarında kültürlerini bırakıyorlar. Bu kültürlerden bir tanesi de birbirinden güzel lezzetler. Konu Türkiye olunca bu lezzetlere herhangi bir kafede rastlayabileceğiniz gibi herhangi bir sokakta da rastlayabiliyorsunuz. Osmanlı zamanında sokak lezzetlerinin apayrı bir yeri vardı. Gün doğumuyla kurulan tezgahlar, gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürüyordu. Hizmetkarlar, halk, tüccarlar ve nice gezginler bu seyyar satıcıların sokak lezzetleriyle karınlarını doyuruyorlardı. Ve bu sokak lezzetleri günümüze kadar ulaştı! İşte Osmanlı döneminden günümüze kadar gelebilmiş ve aşina olduğumuz 6 sokak lezzeti.
More Posts
Share by: